TAŞ PLAK ÇAĞI '20-'61 VİNİL PLAK ÇAĞI '62-'80 KASET ÇAĞI '81-'91 CD ÇAĞI '92-'05 İNDİRME ÇAĞI '05-...
  • HEYBELİADA’DA VUKUAT

    31 Mayıs 1957 tarihinde Deniz Harp Okulu’nda bir araya gelen 5 genç önce Eminönü Öğrenci Lokali’nde aynı günün gecesi de Hilton Teras Restoran’ta dinleyici karşısına çıktı. Bu tarihten birkaç ay önce İsmet Sıral ve İbrahim Solmaz tarafından rock’n roll repertuarlara alınmış nabız yoklanmıştı. Bu kez heybeliada’nın “Genç Denizciler”i işin adını tam anlamıyla koymuş oluyordu. Türkiye’nin ilk rock’n roll ekibi sahnedeydi. Batı müziğinin bir başka formu daha yine “nizamiye kapısı”ndan geçerek ülkemize gelmişti. Bu gelişmeden tam 130 yıl önce de, yani 1827’de Sultan II’inci Mahmud, Mehterhaneyi kapatmış yerine Mızıka-i Hümayunu kurdurmuştu. Bu oluşum, günümüzde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası olarak devam etmektedir. Bu hareketle başlayan “bando”ların caz müziğimize getirdikleri ayrı bir araştırmanın konusu olacak kadar kapsamlıdır. Rock’n roll da topraklarımıza yine askeri bir yoldan ama bu kez nizami olmayan bir biçimde gizlice girmişti. Durul Gence ve Erkan Gürsal’ın başını çektiği bu hareket, Deniz Harp Okulunun komuta katında, pek hoş karşılanmaz. Komutanlar, genç subay adaylarının disiplinlerini olumsuz etkileyeceğini düşünerek, grubun bu çalışmalarını yasaklar. Ancak bu kez emir demiri kesemez. Yasaklama üzerine grup şöyle bir çözüm bulur; Konserler, “Somer Soyata” takma isimli bir vokal grubu olarak sürdürülecektir. Bu grup kısa bir süre sonra da ülkemizin yaprak kasa elektrogitarına sahip olan ilk yerli grubu olacaktır. Bu grubun kurulmasıyla, caz müziğin içinden “rock’n roll”a doğru geçen evrede en büyük adım atılmış olur.

  • DAHA HIZLI DAHA GÜRÜLTÜLÜ

    29 Aralık 1957’de, Alman Lisesi Öğrencisi olan Erkin Koray Galatasaray Lisesi’nde ilk konserini verdi. Okulun henüz orta 2’deki öğrencilerinden olan Barış Manço da, piyano başındaki Erkin Koray’ı izleyenler arasındaydı. Döneminin caz gruplarını izleyip, sahneye çıkma hayalleri kuran gençler, Türkiye’de Somer Soyata grubu, dünyada da Elvis Presley’den aldıklar etkilerle, kendilerini okul konserlerinde göstermeye başlamışlardı. Bu gençlerle birlikte müzik dünyası artık daha “gürültülü” bir hale geliyordu.

  • 50’Lİ YILLARDAN SESLER

    1959 yılında Ayten Alpman, İlham Gencer ve orkestrasıyla “Sayanora / Passion Flower” şarkılarını içeren ilk taş plağını çıkarttı. “Sayanora” çok popüler oldu ve notaları basılıp müzik mağazalarında satışa çıktı. O dönem, son birkaç yılda ortaya çıkan ve popüler hale gelen rock’n roll şarkılar yerli orkestralar tarafından da repertuara alınmaktaydı. Ancak bilindiği kadarıyla bu tarz bir şarkı o yıllarda yerli sanatçılar tarafından plaklara kaydedilemedi. Yine de bu plakta seslendirilen “Passion Flower” o günlerin caz ve rock’n roll çalan müzisyenleri ve ortaya çıkan sound açısından fikir verebilecek önemli bir örnektir.

  • EROL BÜYÜKBURÇ

    1961’de Erol Büyükburç, “Little Darling / One Way Ticket”” adlı şarkıların yer aldığı ilk 78’ devirlik taş plağını çıkarttı. Bu plağın ardından aynı yıl “Little Lucy” ve “Oh Carol” parçalarının yer aldığı bir taş plağı daha yayınlandı. “Little Lucy”, Erol Büyükburç’un kendi bestesiydi ve plakta yer alması için firmayı ikna etmek için hayli uğraşmıştı. Yine Ayten Alpman’ın “Passion Flower” adlı şarkıyı seslendirdiği plakta olduğu gibi, o dönem repertuarlarına rock’n roll türünde parçalar alan grupları tanıtan bir başka örnek oldu. Böylelikle ülkemizde 1956’de başlayan Rock’n Roll kıpırtıları plaklar üzerine yansımaya başlamıştı. 1961 yılını Odeon şirketinden çıkarttığı 3 plakla tamamlayan Erol Büyükburç, ilk kez Anadolu turnesini gerçekleştiren sanatçı olarak da müzik tarihimize geçmiştir. Sahne şovu konusunda bir çok yenilikleri beraberinde getirmiş ve Türkiye’nin yerli Elvis’i olarak gösterilmiştir. 20’nin üstünde filmde rol almış ve pop star kimliğini, hayatını kaybettiği 2015 yılına kadar koruyabilen bir sanatçı olarak tanınmıştır.

B' DE BÖYLE BAK